ankara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ankara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2011

"biz de seni özledik"

sınav sonrası ve şenlik öncesi, kadın filmleri festivali ve turkcellin yaptığı güzellik sayesinde güzel, film dolu günler bekliyorduk, kavuştuk sonunda.

bugün sonunda "bizim büyük çaresizliğimiz"e gittik. ekşi sözlükte filmin sonunda çalan şarkı diyordu ve benim hiç bi fikrim yoktu. ışıkları ve görüntüyü pat diye kesen kızılırmak sinemasına teşekkürler! bunun dışında, film sakindi ve güzeldi. yürüyüşe çıkıp ankara turu atmaları gibi durumlardan rahatsız olmuyorsanız gidin ve izleyin.
not: şarkının sözlerini de kitabın yazarı barış bıçakçı yazmış.

23 Ağustos 2010

gecenin şarkısı

(kaan' dan)
ankara' da geceleri üşümeyi özlemiştik dedirtecek kadar soğuk bir gece. bense hep kışı özlüyorum zaten.

19 Ağustos 2010

19 Ağustos 2010

perdeyi havalandıracak kadar esinti var ve geceleri hafif bir dans hali alıyor beni. ankara sevilesi olma kararı aldı sanıyorum.
karar verdim bundan sonra kaliteli olmasalar da fotoğraflar çekip, buraya koyacağım. kaliteli günler için hazırlık olurlar diye düşünüyorum.
ve üniversiteye geçiyoruz ya biri bana hadi tangoya başlayalım dese bahtiyar olacağımı fark ettim.
bu gecenin şarkısı: this is the life (seyithan' dan)

13 Ağustos 2010

yerleştim


hayat burda geçecek!

4 Ağustos 2010

orda buluşamadıktan sonra

tercihlerimi verdim. artık odtü' ye kayda gitmeyi bekleyeceğim. bu sırada da, uzaklara niyetlenmiş arkadaşlarımı, dilara' yı ve kaan' ı bencilce görmek istiyorum. dilara' nın istanbul' a ulaşma ihtimalinin büyümesi sanki yenildiğim kalede gözden kaçmış bir nefes gibi. bir yandan da her okul çıkışı kitapça' ya koşmalarımın anısıyla hayal ettiğim belki yeni yerlerde yeni buluşmalar vardı. söylemeden edemeyeceğim bir burukluk sebebi.

2 Ağustos 2010

gardım düşüyor tutamıyorum

artık denizi olan her kentte her fotoğrafta her düşüncede gözlerim mi dolacak gerçekten? sınırımı zorluyorum, önce tercihleri vermeliyim sonrası yaşanacak her şeye rağmen değiştirilemez olacak çünkü.

30 Temmuz 2010

gelecek

yarın kaan' a ne diyeceğimi hiç bilmiyorum. ne olacağını da. geri kalan her şey gibi. ama bunca zamandır ağlarken fark ettiğim şey: ağlarken sarılacağım ya da sarılınca ağlayabileceğim birine olan ihtiyacımdı. ve bunu, söz konusu kişi kaan olunca yapabildiğimi biliyorum. sırf bu yüzden bile yarın özlemeye kısa bir mola.

hayatımın bundan sonraki 5 yılını odtü' nün güzelliğinde ve genetik' le boğuşurken geçirme kararı verdim. kimsenin benden beklemediği bir şey bu. benim içinse hep bir köşede duran ama dillendirmeye cesaret edemediğim ihtimaldi. gözümü karartan ankara' da kalacak olmak sanıyorum. zorunlulukla kapatıldığım kutuda açtığım hava deliği olacak belki de odtü. odtü ve içinde olmasını umduklarım.

19 Temmuz 2010

yaz gecesi bunalımları

bir gün, "ankara' da kalırsan baban sana bu arabadan alacak" gibi bir vaatle karşı karşıya kalacağımı asla düşünmezdim. araba merakı olmayan bir dişiyim. şu aralar ehliyet almayı düşünmem ilerde yani gerektiğinde zamansızlıktan bunu yapamamaktan korkmam. bu cümle annemin gitmem konusundaki çaresizliğinin boyutlarını gösteriyor. ve ben de annemi gitme ihtimalime ağlarken gördükçe kötü oluyorum. yani hiç kimse kesin konuşmuyor ve herkes üzgün.