nazım hikmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nazım hikmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Aralık 2010

5 aralık 2010

nazım hikmet'in 3 yıl boyunca yazdığı şiirlerinin olduğu el yazısı defteri 22bin liraya satılamamış. tamam sana bana çok ama, oralarda tın tın gezen teyzelerin amcaların aklı nerdeymiş anlam veremedim ve hatta sinirlendim. hatta defteri gösterirken ölümüne ovkalayan kadına da ayırca kılım.
bugün antika pazarına gittik. umduğumuzdan güzel ve çeşitliydi. bu yüzden de şaşkın ve mutluyduk. ben kendime bir tane dolma kalem aldım, eve gelince mürekkebi ne işe yarıyor ki diye attığımı hatırladım. böyle de bir insanım işte.
günün en güzel yanıysa artık fotoğraf makinem olmasıdır. hatta bu son zamanların en güzel durumu bile olabilir. mutluyum, umutluyum.
ve bir de! dilaraa! nice yıllara. kutlanabilecek her yerden kutlamayı deniyormuşum gibi oldu bu da.

29 Kasım 2010

kitap ve fotoğraf

gördüğüm her kitaba açgözlüce saldırmam başta takdir edilesi olabilirdi ama artık sevimsizleşti bence. dilara'dan oblomov'u almam, evde bir sürü okumadığım kitap olması durumlarının yanı sıra bugün kütüphaneden -ve durgun akardı don-u aldım sarp bütün ciltleri bir çırpıda okuduğu için. hala nazım'ı bitirebilmiş değilim işin kötüsü.

hala adam gibi bir makine ayarlayamadım ve artık histerik bir sıkıntıya dönüştü bu durum bende. bu gidişe bir dur demek lazım, baba duy beni!

24 Kasım 2010

1 sarp 2 nazım

bugün sarpla okulumuz kütüphanesinde kitap süresi uzatma, tuvalet arama, kırmızı koltuklarda oturup kitap okuma gibi pek çok eylemi gerçekleştirdik. kütüphane huzurlu bir ortam bir de kucağımda nazım'ı anlatan bir şeyler varsa yeme de yanında yat.
daha sonrasında nazım hocaya bir paket sakızla erken bir öğretmenler günü kutlaması yaptım. bizi camdan gören dedektif nazım sarp'ın kim olduğunu sorsa da beklediği cevabı alamadı. sonrasında kitapça'da çay içerken kulağımı çekti bir miktar.
bütün bunların dışında fotoğraf makinesi için beni yıllardır bir şekilde oyalayan, bu işi erteleyen babama olan öfkemi artık kontrol edemediğimi hissediyorum. yapacağım tek bir şey var ama onu da takan yok pek fazla.
böyle işte, öyle bir geçer zamanki'nin gözyaşları hala kurumadı bir de.