mid-term etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mid-term etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2011

"biz de seni özledik"

sınav sonrası ve şenlik öncesi, kadın filmleri festivali ve turkcellin yaptığı güzellik sayesinde güzel, film dolu günler bekliyorduk, kavuştuk sonunda.

bugün sonunda "bizim büyük çaresizliğimiz"e gittik. ekşi sözlükte filmin sonunda çalan şarkı diyordu ve benim hiç bi fikrim yoktu. ışıkları ve görüntüyü pat diye kesen kızılırmak sinemasına teşekkürler! bunun dışında, film sakindi ve güzeldi. yürüyüşe çıkıp ankara turu atmaları gibi durumlardan rahatsız olmuyorsanız gidin ve izleyin.
not: şarkının sözlerini de kitabın yazarı barış bıçakçı yazmış.

12 Şubat 2011

bugün içimdeki şeytanı susturdum!

bazı zamanlar vardır ya, ya da bazı şeyler, hani durup düşünürken çok etkilemeyen ama gerçekleşince beklenmedik bir etki yaratan. bugün irene' de upper olduğumu öğrendiğimde olan resmen buydu.
bunun biraz öncesinde metroda giderken kendime kitapça' da oturmuş olsalar demiş, sonra da bunu yapmayacaklarını düşünüp üzülmüşken, kitapçadayız diye mesaj gelmişti mesela.
havanın artık 4'te değil de 5.30'dan sonra kararıyor olması bile başlı başına muhteşem aslında.
ya da böyle içimde bir yerlerde sıkıntı olan ne varsa, aslında bunları beklemeyerek konuş diyen seyithan'a kusmuş olmam var. kendine söyleyemediklerini başka biri sana söylemeli bazen. bazen de yalnızca dinlemeli mesela.
pazar günü, güzel fotoğraflar çekmek planları. sonrasında yazılacak bir yazıyla ilerleyen günlerin gebe olduğu mid-term zamanlarındaki kendimi kıskandırmayı düşünüyorum.
pazartesi için renkli ve tatlı bir şeyler.

günümün huzursuz kısımlarını yazmayınca sanki gerçekten huzurluymuş gibi hissediyorum. çok iyi değil mi?

22 Aralık 2010

come here

http://fizy.com/#s/1dcj9j

mid-term sonrası miskinlik günleri.
kitaplar ve filmler.
artık anlamı olmadığını dillendirdim, keyifliydi.
kütüphane huzurunun bir başka olduğunu gün geçtikçe daha çok insanla konuşuyorum, herkes farkında bu durumun.
aşık olmamak için saçma hedeflerim var.
sezgiye kötüyüm dedikçe kötülersin derken geçmişe baktım. değiştiğimi, artık canımı daha az sıktığımı fark ettim.
ve bu şarkıda durmaksızın dans etmek istiyorum.
bütün bunlar bir süredir olanlar.
huzur.

13 Kasım 2010

sinirliyim biraz bu aralar

tatil 9 gün derken, ispanya işi babam sayesinde yatmışken bana manisa yolları göründü. havasından mıdır bilmem orda insanlar başka oluyor. elaleme bok atmıyorum sadece, inanın ben de bir başka oluyorum.
bugün babamla fotoğraf makinesi bakarken filmli makinelere giydiren, "benim bilgime ulaşmak için amerikayı yeniden mi keşfedeceksin?" diyen amcaya selam olsun. gündüz gündüz, cumartesi cumartesi üzerine düşmeyen muhabbet yaparak keyfimizi kaçırdı. bu gezintimiz sırasında daha önce sadece fotoğraflarına bakabildiğim bir sürü makineyi elime aldım, kurcaladım ve "her şeyden önce makinenizi sevin" kısmı için a1 den başkasının gönlümde olmadığını anladım.
mid-term için "sınavı gergin çözdüm ve bu yüzden kötü bir sınavdı." deyip durmuştum. bunun sonucunda 91 almak ciddi tepki topladı malesef.
kaanlı bir gün olarak dünü gösteriyor ve onun bizim geleceğimizle ilgili bütün planlarımızı yerle bir etmesine olan öfkemi dile getiriyorum.
bu dünyadan nazım geçti' ye başladım metroda dönerken ve karşımda oturanların yüzümden okudukları ifadelerden ne anlam çıkarttıklarını bilemiyorum. aslında çıkabilecek anlam benim nazıma olan aşkımdır ancak kitap kaplı olduğu için bunu kimse anlayamadı.
beyoğlu öyküleri' ni bitirdim. semih gümüş derlemiş. bir iki öyküsü çok hoşuma gitmese de, istanbul özlemini kabartan bir okuma oldu.
şimdilik bu kadar sanırım, hoşçakalın.