karanlık oda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karanlık oda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2011

okuyacak olduğunuz, günlük yazılarına dönüş yazısıdır.

house 7. sezona tatilin bitmesine hala bi hafta varken gelmiş olmak, kalan son günlerde dizisiz kalmamak adına hızımı kesti. bunun üzerine "haftalardır sadece dizi izlemek" yüzünden elimde sürünen "kinyas ve kayra"yı bitirmeyi başardım. hayatı bir süre aynı şekilde yaşayıp sonrasında bu kadar farklı yönlere gidebilmek üzerine çok fazla konuşulabilir bu kitaptan sonra. hemen arkasından da "geç kalmış ölü"ye başladım ki hazirandan beri kitaplıkta bu anı bekliyordu kendisi.
artık okullar başlasın sabırsızlığım, işin harç öde, kayda git gibi sıkıcı kısımlarını  düşündükçe biraz huzursuzlukla bulanıyor. bu yüzden de büyük bir sorumsuzluk örneği ile "yapılacaklar"ı son dakikalara bırakacağım gibi duruyor. bir de, her şeye rağmen beklenen kişiler, konuşmalar var ve bazen düşününce zamanı çoktan geldi geçti, artık yapılabilecek hiç bir şey yok gibi de geliyor. öyle olunca da neyi niye bekliyorum, kendime niye böyle işkence yapıyorum anlamak mümkün değil. diğer taraftan; dilara'yla sigaralı çaylı ders araları, karanlık odada bir savaş halini alan film yıkama dakikaları, boş anlarda seyithan'a gitmek ve onun her zaman yapacağı bir sürü işi olması gibi özlenen çok mühim bir kaç şey de var, pek tabii.

5 Şubat 2011

biz karanlık odada saatler harcadık

seyithan dün bir yazı yazmış. önce onu okuyalım.

şimdiii seyithan diyeceğim şu ki, orda cansu ve dilara ile fotoğraf basarken donmak yazsaydın zaten neyin ne olduğu ortada olurdu. ama lütfen! lüüüütfen.

2 Aralık 2010

karanlıktan aydınlığa

işi -enstantane ve diyafram- kapmışız çağdaş öyle dedi. hayatımıza yeni renkler giriyor ya çağdaş siyahla beyazı kaptı ki onlar da hayatımızda büyük bir yer edecek gibi duruyor ve karanlıkta becerikli. şu an çok alakasız iki cümleyi birleştirdiğimin farkındayım. bunu bana düşündürense ingilizcede yaptıklarımız.
bugün hızlıca bir makara film çekmem sonrasında karanlık odada beş kişi saçmalarken, işi yapmaya çalışmamız ve küçük ellerin bunun için pek de biçilmiş kaftan olmaması. dilara bitirdiğinde benim daha çok yolumun olması. ilk makaralarımızı dilara ile birlikte yıkamamız, tarihin belki de akılda kalacak olması. gelenekselleştirmeye olan derin merakım.
ve her şeye rağmen aydınlık, zamanın önem kazanması.
sonra filmi asıyorsun. bakıyorsun ki her şey orda. zamanı durdurmak dedikleri bu olabilir. hatıralara takılıp kalmaktan kurtulmanın sırrı olabilir. onları bir yere hapsediyorsun çünkü.
biliyorum bizim yaşadığımız hayat değil ama yine de kenarından köşesinden tutuyoruz işte.