19 mayıs.
tören için erken kalktığımız bir gün.
şimdi protokolun özel bir gölgelik altında oturduğunu ve bizlerin güneşin altında saatler geçirdiğimizi ve protokolu uzun bir zaman beklediğimizi söyleyebilirim. yine de bunlar her yıl her yerde şöyle böyle tekrarlanan şeyler. sevsek de sevmesek de bir şekilde içindeyiz bu durumun.
eve gelişim beklenmedik kadar erken.
uykunun pençelerine düşüyorum biraz da bu yüzden.
telefonumun arkadaşımda kalması.
yarının tatil olması.
nedense telefonsuzluk beni fazlaca geriyor.
bir de çok daha önceden belli olan, yapılması gereken görüşmeler var.
ve şu an yazıyor olmak bile saçma geliyor bana.
çok boş geliyor.
kendime gelmeliyim.
19 Mayıs 2009
12 Mayıs 2009
10 Mayıs 2009
bahar temizliği
her şey babamın annemle kavga etmesi üzerine bir uğraş araması ve cdleri düzenleme kararı almasıyla başladı.
"gereksizleri atıp, kalanları gruplayalım."
bütün bunları yaptıktan sonra yaptığımız onca şey onu hala kesmemiş olacak bu sefer bilgisayarlara el atmayı kafasına koydu. haklıydı çünkü çevremiz virüslerle çevrilmiş durumdaydı.
ilk adımda dizüstü bilgisayardaki dosyaları alıp, masaüstüne çıkardım. sonra hepsini gözden geçirip gereksizleri sildim. ama silmeden önce gözüme kestirdiğim dosyaların hepsine tek tek bakmak gibi bir eylemde bulundum. en sonunda silmediğim dosyaları d altında depolayacakken orada zaten bana ait kocaman bir dosya olduğunu ve içinde varlığını çoktan unuttuğum, artık orada durması anlamsız pek çok yazının, konuşmanın, fotoğrafın ve videonun olduğunu gördüm. bunları da gözden geçirmeden edemedim ve silmeden önce tüm yazıları tek tek okudum. bütün bir akşam, zaten sileceğimi bildiğim saçma sapan şeylere bakarak, okuyarak ve geçmişe dönüşler yapıp durmamla geçti. geçmişe yaptığım dönüşler bugünü tekrar tekrar sevmemi sağladı.
kendime hemen iki altta bir erken doğum günü yazısı yazmıştım. büyümek tabanlı bir yazı. pişmanlık geçiyor ve geçmeli demiştim. hakikaten öyle. pişmanlık gibi geçip giden pek çok duygu var... beni daha önceleri üzecek pek çok şeyin şu an sadece mantıksız gelmesine dayalı hisler yaşayıp durdum bu akşam.
sonuç: insan değişiyor. bahar temizlik gerektiriyor. ve kendimizle yüzleşmeliyiz, geçmişte takılıp kalmış en ufak bir ipliğe bile bağlı kalmadığımızı görmemiz için.
teşekkürler baba!
"gereksizleri atıp, kalanları gruplayalım."
bütün bunları yaptıktan sonra yaptığımız onca şey onu hala kesmemiş olacak bu sefer bilgisayarlara el atmayı kafasına koydu. haklıydı çünkü çevremiz virüslerle çevrilmiş durumdaydı.
ilk adımda dizüstü bilgisayardaki dosyaları alıp, masaüstüne çıkardım. sonra hepsini gözden geçirip gereksizleri sildim. ama silmeden önce gözüme kestirdiğim dosyaların hepsine tek tek bakmak gibi bir eylemde bulundum. en sonunda silmediğim dosyaları d altında depolayacakken orada zaten bana ait kocaman bir dosya olduğunu ve içinde varlığını çoktan unuttuğum, artık orada durması anlamsız pek çok yazının, konuşmanın, fotoğrafın ve videonun olduğunu gördüm. bunları da gözden geçirmeden edemedim ve silmeden önce tüm yazıları tek tek okudum. bütün bir akşam, zaten sileceğimi bildiğim saçma sapan şeylere bakarak, okuyarak ve geçmişe dönüşler yapıp durmamla geçti. geçmişe yaptığım dönüşler bugünü tekrar tekrar sevmemi sağladı.
kendime hemen iki altta bir erken doğum günü yazısı yazmıştım. büyümek tabanlı bir yazı. pişmanlık geçiyor ve geçmeli demiştim. hakikaten öyle. pişmanlık gibi geçip giden pek çok duygu var... beni daha önceleri üzecek pek çok şeyin şu an sadece mantıksız gelmesine dayalı hisler yaşayıp durdum bu akşam.
sonuç: insan değişiyor. bahar temizlik gerektiriyor. ve kendimizle yüzleşmeliyiz, geçmişte takılıp kalmış en ufak bir ipliğe bile bağlı kalmadığımızı görmemiz için.
teşekkürler baba!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)