yarın kaan' a ne diyeceğimi hiç bilmiyorum. ne olacağını da. geri kalan her şey gibi. ama bunca zamandır ağlarken fark ettiğim şey: ağlarken sarılacağım ya da sarılınca ağlayabileceğim birine olan ihtiyacımdı. ve bunu, söz konusu kişi kaan olunca yapabildiğimi biliyorum. sırf bu yüzden bile yarın özlemeye kısa bir mola.
hayatımın bundan sonraki 5 yılını odtü' nün güzelliğinde ve genetik' le boğuşurken geçirme kararı verdim. kimsenin benden beklemediği bir şey bu. benim içinse hep bir köşede duran ama dillendirmeye cesaret edemediğim ihtimaldi. gözümü karartan ankara' da kalacak olmak sanıyorum. zorunlulukla kapatıldığım kutuda açtığım hava deliği olacak belki de odtü. odtü ve içinde olmasını umduklarım.
30 Temmuz 2010
ses-siz-lik
bu ara bilinçli ya da bilinçsiz olarak üzerimden attığım bütün kararlar yüzünden ağzımı açıp hiç bir şey söyleyemiyorum. içimde biriken ve bir çırpıda söyleyebileceğim her şey olduğu yerde duruyor. bunu başarıyor olmak güzel belki de yani susabilmek. çünkü aslında yapmam gereken bu. yine de...
27 Temmuz 2010
son durum
kafamın içindekiler o kadar dağınık ki toparlayamıyorum kelimelerimi. öyle olunca günlerdir bir şeyler yazıyor gibi yapıp öfkelenerek kapatıyorum bu sayfayı. oyalanacak bir şeyim varsa huzursuzluğumun farkına varmıyorum. bir süreliğine unutuyorum her şeyi.. ama gece bir neticedir' de ne söylüyorsa şair hepsi doğru. ve sanırım artık çırpınmaktan vazgeçiyorum: elimi biri tutacak mı diye düşünmeden çünkü uzun zaman sonra gerçek bir son bu yaşadığım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)